09 Mai 2014

Fransız Devleti kadın cinayetinden mahkum edildi

Paris Asliye Hukuk Mahkemesi, 23 Mart 2007 tarihinde vücuduna aldığı bıçak darbeleri sonucu yaşamını yitiren Audrey Vella davasında devleti “ağır hata” işlemekten mahkum etti.

Eşi tarafından öldüresiye dövülen genç bir kadın, 23 Mart 2007’de kaldırıldığı hastanede iç kanama nedeniyle hayatını kaybetti. Audrey Vella, vücuduna dokuz bıçak darbesi almıştı. İki yıl sonra, bu bıçak darbelerinin faili olan Herve Vincent Sully 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bu ceza Eylül 2011’de İstinaf Mahkemesi’nde onaylandı.

Ancak dava burada kalmadı. Genç kadının ailesine göre bu cinayet önlenebilirdi. Aylarca eski arkadaşı tarafından saldırılarına maruz klan 7 yaşındaki bir kız çocuğu annesi Vella, aldığı tehditlerden dolayı defalarca jandarmaya ihbarda bulunmuş ancak sonuç almamıştı.

Paris Mahkemesi, 9 Mayıs’ta verdiği kararında « Jandarmanın gösterdiği ilgisizlik ve görevini yerine getirmemesi, Audrey Vella’nın cinayetiyle doğrudan ilişkilidir » kanısına vardı.

Audrey Vella, ilk kez Ocak 2006 yılında eski eşi tarafından sürekli dövüldüğünü, taciz ve tehdit edildiğini bildirmek için karakola gider.

22 Ekim’de yeniden karakola yine giderek, bu kez aynı sebeplerden dolayı şikayet dilekçesi verir. Vella16 Kasım’da kız kardeşi ile birlikte gittiği karakola ikinci şikayet dilekçesini verir. Genç kadın, karakolda bulunduğu sırada dokuz arama ve bir de tehdit mesajı alır. Eski arkadaşı, sadece Audrey’i değil, küçük kızını da sürekli arar.

Audrey, bir hafta sonra, 23 Ekim günü, bitkin bir şekilde tekrar karakola gider. Eski eşinin onu sürekli taciz etmeye devam etiğini söyler. Eski eşinin, evine gündüzün yanısıra gece de geldiğini ve onu ölümle tehdit ettiğini söyler. Audrey o gün aldığı tam 83 arama ve 19 küfürlü mesajı jandarmalara sunar. « Git bu mesajları aynasızlara da göster, orospu! Seni yakaladığımda … », « kızını teslim edeceğin birini şimdiden ara.” gibi tehditlerdir sözkonusu olan.

Jandarma ise numaranın sahibini belirlemek için numarayı telefon operatörüne gönderir. Ancak bir hata sonucu numaranın bir rakamını eksik gönderilir ve sonuç çıkmaz. Şikayet de böylelikle rafa kaldırılır.

Mahkeme kararında, « jandarmanın harekete geçmemesinin, Audrey’in eski eşini cesaretlendirdiği ve şiddetin dozunu artırmasına teşvik ettiğin” hükmederek, « cinayeti engelleme şansının değerlendirilmemesi » ve « adaletin sağlanmasına yönelik girilen eksikliğin ağır bir hata” olduğu sonucuna vardı.

Mahkemesi « kadına yönelik şiddeti engellemek ulusal önceliktir » diyerek, kurbanın küçük kızına ve ailesine ödenmek üzere, Fransız devletini 150 bin Euro tazminata mahkum etti.

Bu kararın verildiği gün, Val-d’Oise Ceza Mahkemesi, Temmuz 2011’de Paris’in Argenteuil banliyösünde eşini sokak ortasında 47 bıçak darbesi ile katleden bir erkeği 20 yıl hapse mahkum ediyordu.

İki gün önce, 7 Mayıs’ta ise İçişleri Bakanlığı ve Kadın Hakları Bakanlığı evlilik içi şiddetin düştüğünü gösteren bir çalışmanın sonuçlarından dolayı duyduğu memnuniyeti ifade ediyordu. 2012’de 174 kadın erkekler tarafından öldürülürken, bu rakam 2013’de 121’e düşmüştü.